Hıncal ULUÇ yorumu....
07.10.2008, 11:35am ,Sali (GMT+3)
Bu Haberi facebook a / Google a ekleyebilirsin |

Hıncal Uluç Fenerbahçe, Beşiktaş ve
Galatasaray'ı değerlendirdi. Uluç '' Üç büyüklerin üçü de birbirinden
kötü yönetiliyor. Bu, senelerden beri böyle'' dedi.
Üç büyüklerin takkelerinin düşüp kellerinin
görüldüğü hafta. Şöyle bir baktığın zaman sanki en az zarar gören takım
Galatasaray. Yanlış. En az zarar gören durumda olmasının tabelasal
sebebi Galatasaray değil; rakipleri. Bellinzona ile Metalist'i
değiştirseydin eğer Galatasaray 4 yerdi. Kayseri ile Bursa'yı
değiştirseydin Galatasaray 4 yerdi. Galatasaray, Fenerbahçe ve
Beşiktaş'a göre nispeten, göreceli olarak, çok daha zayıf rakiplerle
oynadığı için hafif yaralı görünümünde. Kimseyi kandırmasın. Bu
Kayseri, Galatasaray'a karşı eğer böyle korkusuz oynasaydı orada,
Galatasaray da 4 tane yerdi. Mesele şu; 3 büyüklerin 3'ü de birbirinden
kötü yönetiliyor. Bu senelerden beri böyle. Sezon başında bu kadar net
ortaya çıkmıyordu. Şimdi sezon başında da ortaya çıktı. Buna rağmen
ortada 'Ben şampiyon olurum' diyen yok. Maç sonrası televizyonda
Tolunay Kafkas'ı seyrediyorum... Perşembe günü, Fransa'da Parc de
Princes Stadı'nda Paris Saint Germain'i ezmişler. Yenememişler ama
ezmişler. Türkiye'deki talihsiz maç olmasa Paris Saint Germain'i
eleyecekler. Pazar günü, İstanbul'da, yine deplasmanda Fenerbahçe'yi
ezmiş, bu defa tabelaya da yansımış ki 6-1, 7-1 olabilirdi o maç. Maçın
büyük bir bölümünde kapalı oynattı Tolunay Kafkas. Savunmada oynattı.
Fenerbahçe'nin ekmeğine yağ süren bir futbol oynattı. İnanamıyorum.
Fenerbahçe'nin orta saha adamları hücumda boş oynuyorlardı adeta. Çünkü
18 çizgisinin üzerine Çin Seddi çekmiş Kayserili oyuncular. Kayseri 2-0
galip oynarken, topla oynama oranları, yüzde 70 Fener, yüzde 30 Kayseri
neredeyse!..
KAFKA OKUYORDU 4-1'den sonra
Kayserispor, seyirci 'oley' diye bağırır ya ayağında böyle toplar
dolaştırarak vakit geçirdi. Darmadağın olmuş Fenerbahçe. Gol atmaya
gitse 5, 6 olacak. Kayserispor, Paris Saint Germain maçının üstüne
ligde 7 tane as futbolcusu sakatken bunları yapabiliyor. Bizim medyamız
sadece Fener'in, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın eksiklerini yazıyor.
Kayseri'nin eksiklerini kimsenin yazdığı yok. Fenerbahçe- Kayseri
maçında Kayseri'nin eksiği, Fenerbahçe'den fazla. 7 tane eksikle bu
işleri başaran Kayseri'nin hocası Tolunay Kafkas diyor ki "Amacımız üst
sıralarda tutunmak." Cümle aynen böyle... Yuh sana Tolunay ya!..
Vallahi yuh. Ben Tolunay'ı futbolcu olarak görür ederdim ama kimliği
hakkında bir fikrim yoktu. Bir milli maç dönüşü kafile ile beraberdim.
Herkes gır gır şamata gidiyor. Tam önümde, pencerenin dibinde Tolunay
oturuyor ve hiç sesi çıkmıyor. Yani hasta mı, rahatsız mı o iki
koltuğun arasından eğildim ki Kafka okuyordu. Kafka!.. Öyle bir ortamda
Kafka okuyordu. Dönüşte yazmıştım. Şimdi o Tolunay, 'Ben bu Kayseri'yi
şampiyonluğa oynatırım' demiyor da "Hedefimiz üst sıralarda tutunmak"
diyor. Şimdi senin en iyi takımının hedefi bu olursa o zaman
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'tan birisi şampiyon olur. Geçen sene
aynı durumda Sivas'ın hocasıydı. Bülent Uygun, "Biz şampiyon olamayız"
demişti. 'Şu üç büyük takım dökülüyor. Sıra bize geldi' diyen yok!..
Peki Tolunay kardeşim, Fener böyleyken, Galatasaray böyleyken, Beşiktaş
böyleyken senin elinde de böyle bir takım varken sen hâlâ 'Ben
şampiyonluğa oynuyorum' demiyorsan ne zaman dersin. 3 büyüklerden
birisinin başına geçince mi? Böyle bir şey yok. Benim için haftanın,
yılın lafı bu. "Amacımız üst sıralara tutunmak!" Eğer Kayseri ve
Tolunay Kafkas'ın amacı buysa küme düşsünler daha iyi. Nasıl olsa
Kayseri Erciyes yukarıya çıkar, formaları, renkleri değiştirirler yine
bir Kayseri takımı olur; yukarılarda tutunmaya çalışan. 'Benim hedefim
şampiyon olmaktır' diyen bir Anadolu takımı hocası arıyorum 'elimde
fenerle' Diyojen gibi. 'Benim hedefim şampiyon olmaktır. Fenerbahçe,
Beşiktaş ve Galatasaray böylesine dökülerek bize yolu açıyor. Hadi
artık, sıra bizde' diyen bir Anadolu takımı hocası arıyorum.
Fenerbahçe'nin
kötü bir takım olduğunu ifade etmiştiniz önceki görüşmelerimizde. Bu
nedenle 'Niye bu noktaya geldik' yerine 'Bundan sonrası için neler
yapılmalı' diye sormak istiyorum. Kayseri maçının ardından
taraftarların Yıldırım ve Aragones'e büyük tepkisi vardı. Hafta
içinde Genç Fenerbahçeliler Grubu lideri, 'Sefa reis' denen arkadaşımız
gerçekten çok çarpıcı açıklamalar yaptı ve bu açıklamalar Türkiye
Cumhuriyeti'nde bir tek Vatan gazetesinde yayınlandı. İnternette var ve
neler var açıklamanın içinde.
ÖDLERİ PATLIYOR Ben
iç işleri bakanı olsam soruşturma açtırırım. Adamlar itiraf ediyorlar
ki 'Diyarbakır dönüşü Mustafa Denizli'yi havaalanında benzetenler
bizleriz' diyor. Böyle bir açıklamaya Mustafa Denizli bile ses
çıkarmıyor; düşünebiliyor musunuz!.. Herkes tıs... Bu açıklama orada
duruyor, bir tane gazetede haber yok. Ve daha neler var, daha neler
var. Aziz Yıldırım tam bir tiran (Mutlak güç sahibi yönetici). 'Ben ne
dersem o olur.' Dinamo Kiev maçından bir gün önce Fenerbahçe takımının
oyuncularını birer birer odasına çağırıp konuşuyor. Bugüne kadar bir
tane yazı okudun mu sen; 'Aziz başkan ne yapıyorsun?' diye. Senin
medyan bu!.. Ödleri patlıyor Aziz Yıldırım'dan. Bunu Özhan Canaydın
yapsa bitmişti zavallı, Yıldırım Demirören yapsa bitmişti zavallı. Aziz
Yıldırım yapınca, çıt yok. Bu takımın hocasını seçen Aziz Yıldırım, bu
takımın bütün transferlerine karar veren Aziz Yıldırım, teker teker
hepsini alan Aziz Yıldırım, bu hale getiren Aziz Yıldırım; medyadan çıt
yok. Medyadan yok peki Fenerbahçe yönetiminden var mı? Bu yöneticiler
oraya susmak ya da Aziz Yıldırım'ın fedailiğini yapmak için mi
geldiler. 'Tetikçi' diyorum kızıyorlar bana... Mahkemeye falan
veriyorlar. Onun için 'Tetikçi' diyemiyorum, 'Fedai' diyorum şimdi.
Fedai güzel bir laf!..
Bu Haberi facebook a / Google a ekleyebilirsin |
|